Hangi rüya hangi hastalığa işaret ediyor?

 

Deney pek meşhurdur. Çok benzer özelliklere sahip iki kişi uyku laboratuvarına alınırlar. Uykudalarken habersizce avuçlarına birer damla su bırakılır ve hemen sonra uyandırılırlar. Deneklerden biri rüyasında güneşlenirken, ılık bir yaz yağmurunun başladığını aktarmış. Diğer denek de sular altında kalmış bir sokakta karşıya geçmeye çalıştığı bir rüya gördüğünü beyan etmiş. Deney bize rüyalarımızın dış uyaranlar karşısında ne denli hassas olduğunu kanıtlıyor. Avuçlarına damlatılmış bir damla su, birinin rüyasına suyun bir türevi olan yağmur şeklinde, ötekinin rüyasına ise bir sel metaforu olarak yansımış. Benzer şekilde; etraftaki koku, temas veya seslerin rüyamızın gidişatına etki ettiğini ve hatta rüyamızın senaryosunu baştan sona değiştirmiş olduğuna çoğumuz tanıklık etmişizdir.

 

Peki, dış uyaranlara karşı bu denli hassas olan rüya, bedenimizdeki sorun ve değişimlere karşı kayıtsız kalabilir mi?

 

Vücudumuzun ateşli bir hastalıkla boğuştuğu bir uyku sırasında neden evimizin cayır cayır yandığı bir rüya görme ihtimalimiz artıyor? Yangın, ateş ve benzeri sembol ve imgeler, hastalıktaki ateşin bir yansıması olarak anlaşılabilir mi? Suların yükseldiğini gördüğümüz bir rüya yüksek tansiyonun bir göstergesi sayılabilir mi? Vidaları yerinden sökülmüş bir cihaz, diş, kemik veya eklem problemlerini mi ele veriyor?

 

Bu ve benzeri suallerin en güçlü evet yanıtına Antik Yunan’da rastlıyoruz. Öncülleri Mısır ve Mezopotamya’dan farklı olarak Yunanlılar rüyalarını hastalıklarının teşhis ve tedavisi için etkin bir şekilde kullanmaktaydılar. Hatta bunun için Asclepion adı verilen hastane benzeri yapılar vardı. Asclepionlarda hasta, şikayetlerini hekime anlatır ve daha sonra uygun bir perhizle uykuya (istihare) yatardı. Görmüş olduğu rüyaya göre, ne tür bir rahatsızlığa sahip olduğu ve ne tür bir tedavi gerektiği konusunda cevaplar aranırdı.

Bir Asklepion kalıntısı – BERGAMA

 

Dönemin ünlü hekimlerinden- tıbbın babası olarak da bilinen Hipokrat’tan günümüze bu konuda birçok rüya kaydı kalmıştır. Örneğin; hasta rüyasında kirli bir su birikintisi görmüşse bu bir bulaşıcı hastalık belirtisi, meyve vermeyen bir ağaç görse semen kalitesinin bozulması veya kısırlık anlamına gelebilirdi. Bir su kaynağı mesane problemlerinin bir belirtisi, beyaz kıyafetler iyileşme ve iyi durumdaki bir sağlık göstergesiydi. Hipokrat’a göre rüyalar aynı zamanda nasıl bir tedavi yolu izlenmesi gerektiğinin imasını da barındırabilirdi. Yine Hipokrat’a ait şu rüya yorumuyla buna açıklık getirebiliriz:

 

‘’Toprak veya evin sallanması, halihazırda sağlıklı durumdaki biri için hastalık, hasta biri için ise sağlık demektir. (*Bu çıkarımda Hipokrat’ın depremi olumlu veya olumsuz nitelikteki herhangi bir dönüştürücü güç olarak tanımladığına tanıklık ederiz.) Bu bakımdan sağlığı bozulmuş olan rüya sahibi için diyetinde değişikliğe gitmesi faydalıdır. Bu diyet vücuda zarar veren besinlerin dışarıya çıkarılması akabinde uygulanmalıdır.’

 

Freud ile birlikte psikoloji biliminin bir konusu haline gelen rüyanın, fiziksel sağlıktan ziyade ruhsal sağlığa ilişkin önemli ipuçları verebileceği görüşünde uzlaşılmaya başlandı. Freud’a göre rüya ruhsal sorunların, baskı altına alınmış duyguların, gerçek hayatta ifade edilmemiş saldırganlık ve cinsel dürtülerin simgelerle ayyuka çıktığı andı. Freud’un ardılı sayabileceğimiz Adler’e göre yükselme-alçalma metaforları (uçak, merdiven, dağ, düşmek, tırmanmak vb…) aşağılık kompleksi veya güç istencinin göstergeleriydi. Aynı ekolden E, Gutheil örneğin- rüyada böcek sokmasını obsesyon belirtileriyle ilişkilendirdi. Analitik psikolojinin kurucusu Jung rüyaları spiritüel olgunlaşmanın (benlik) önündeki ruhsal problemlerin göstergeleri olarak yorumladı.

 

Çağdaş rüya ekolleri düşlerimizi psikolojik gerçekliklerimizle sıkça ilişkilendirilse de fiziksel hastalıkların belirti ve göstergeleri olarak ele almaktan da geri durmaz. Örneğin, bir kadının kendini ağır bir vasıtanın (tren, gemi, otobüs, tır, kamyon vb…) şoförü olarak görmüş olduğu bir rüya hamileliğin ağır yükü ile, yeni ve güzel kıyafetler hastalıktan iyileşmeye evrilen süreçle ilişkilendirilebilir. Bitki türlerinin çoğunun genel sağlık durumumuzla ilgili çok önemli bilgiler taşıdığı farz edilir.

 

Araç ve nesnelerin tamir, bakım ve yenilemeye alınmış olduğu rüya örnekleri tıbbi tedaviler ve iyileşmenin göstergeleri sayılabilir. Buna rağmen; bir araba kazası sağlık durumunun kötüye gitmesi / hastalık olarak yorumlanırken, hasarlı bir egzoz anüs, sindirim bozukluklarına işaret edebilir. Benzer bir biçimde araba yakıtının tükenmesi/ motorun hasarlı oluşu hastalık, fiziksel/ ruhsal enerjinin düşmesi gibi anlamları vermeye yakınken, farlar göz sağlığı konusunda bir takım ipuçları taşıyabilir.

 

 

 

Tabak, tava veya tencerelerin boş olarak görülmüş olduğu rüya örnekleri vücuttaki gıda eksikliğinin bir benzetimi olabilir. Mutfak gereçleri bu denklemde bedenimizin, yiyecekler ise bedenimizin ihtiyaç duyduğu besinlerin bir analojisidir.

 

 

 

İnşaat halindeki binalar tipik iyileşme göstergeleridir. Öte yandan ev, bina ve yapıların çöktüğü, çatladığı, yandığı rüya örnekleri hastalık veya kötüleşme belirtileri olarak okunabilir. Bu türden rüyalarda ev ve benzeri yapılar daima kendi bedenimizin temsilleridir.

 

 

 

Su akışının engellendiği rüya sahneleri dolaşım sistemindeki rahatsızlıklara ilişkin bir iç görü sunabilir. Benzer şekilde boru ve tesisatın hasarlı olduğu veya arızalanmış görüldüğü rüya örneklerinin de fiziksel bedendeki sorunlara dikkat çektiği farz edilebilir. Boru, tesisat veya musluklar bu denklemde damarların temsilleridir.

 

 

 

Kırılmış veya hasar görmüş mobilya veya araçlar kendi bedenimizdeki kusurların, özellikle de kemik, kas ve eklem rahatsızlıklarının analojisi olarak ele alınabilir. Kendimiz için özel anlamı olan nesnelerin kırıldığı, çatladığı veya yere düşerken görülmüş olduğu rüya örneklerinde bu anlam çok daha belirgindir.

 

 

 

Boğulma ve göğüs bölgesinde rahatsız edici bir ağırlığa sahne olmuş rüyalar akciğer ile ilgili sorunlara işaret edebilir. Bu rüyalar ayrıca yoğun iş baskısı, stres ve anksiyete gibi psikolojik sorunlara da dikkat çekebilir.

 

 

*Belirtmekte fayda olabilir. Rüya, hiçbir şekilde tıbbi bir tedavinin yerine ikame edilebilecek bir araç değildir, olamaz da. Söz konusu yorumlar hastalık gündemine sahip olan veyahut tedavi görmekte olan hastaların rüyalarından derlenmiş ve genel geçer benzerliklerden yola çıkılarak hazırlanmıştır.