Para ve kaka arasındaki ilginç simgesel benzerlik

 

Birçok dilde para ve kaka sözcüklerinin, gerek deyim gerekse de argo ifadelerde biribiri yerine sıklıkla kullanılan sözcükler olduğunu biliriz. Birçok kere de benzetim ve mukayese iki sözcüğün de içinde bulunduğu cümleler vasıtasıyla sağlanır. Türkçe dilinde de durum bundan pek farklı değildir. …k gibi para harcamak (israfta bulunmak) , ..çını parayla silmek, (çok zengin olmak) …nu kurutmak (cimrilik)  ve benzeri birçok ifade, bu simgesel ilişkinin konuşma dilindeki karşılıkları için verilebilecek belli başlı örneklerdir.

 

İnsan türünün ortak dili olan sembolik lisanın ilk örneklerini kurcaladığımızda da ilginç sonuçlarla karşılaşırız. Örneğin; eski Arap ve Yunan rüya kaynaklarına kakanın taşıdığı sembolik anlam için başvurduğumuzda iflas, maddi kayıp, iktisadi ferahlık, borç gibi parasal konularla ilgili çıkarımların peş peşe sıralandığını görürüz. Freud’un Psikoseksüel gelişim kuramı ise bu benzerliğin kaynağına ilişkin oldukça mantıklı yanıtlar barındırır:

 

Ebeveynlere mutlak bağımlılığın söz konusu olduğu birinci yaşın ardından çocuk, tuvalet eğitimi almaya başlar (Anal dönem). Bu evrede çocuktan beklenen en belirgin davranış kontroldür. Ebeveynlerinden tuvalet eğitimi almaya başlayan çocuktan, kakasını tutması ve uygun zaman ve yerde boşaltması beklenir. Daha önce anne ve babasına bağımlı olarak yaşayan çocuk bu evrede ilk kez kendi vücudu üzerinde kontrol sağlayabildiğini keşfedip, sınırlı da olsa özgürlük duygusu geliştirip bu durumdan büyük bir haz ve keyif almaya başlamıştır. Dışkının boşaltılması çocuk için bir diğer önemli haz kaynağıdır. Öyle ki bu evrede haz organı artık ağız değil anal mukozadır. Kendinden bir parça üzerinde kontrol sağlayabilmek ve boşaltım esnasında alınan büyük haz çocuk için dışkısına değer ve önem atfetmesinin ve hatta kimi durumlarda kakasıyla oynayıp etrafa sürmesinin en muhtemel gerekçesidir. Bu şekilde edinilen ‘Kaka değerlidir’ şeması ileriki yıllarda  simgesel olarak ‘Para değerlidir’ şemasına evrilebilir. Kakanın kontrolü, kakanın sarf edilmesinden alınan haz aynı gerçeklikte paranın kontrolü ve ona sahip olmanın hazzında tekrardan belirecektir.

 

Özellikle de ebeveynlerinden sert ve baskıcı bir tuvalet eğitimi almış çocuklar, dışkısını kontrol etmesi gerektiği gibi sonradan parayı kontrol davranışı sergileyip cimrilik, koleksiyonculuk ve biriktirme takıntısı gibi davranış veya rahatsızlıklar geliştirebilir. Bu şekilde, para ve dışkı arasında simgesel bir paralellik kuran Freudyen görüşte para dağıtma, para verme, para saçma gibi fiillerin de kıymetli, değerli şeylerin (para, aşk, sevgi, birikim vb…) kontrolsüzce sarf edilmesi anlamına tekabül ettiği varsayılır.