Rüyadaki MÂNA kişilikler bize ne anlatmak istiyor?

 

‘’Kardeşinin ölümünün ardından uzun bir süre toparlanamayan genç kadın, rüyasında yaşlı ve sakallı bir adamın kendisine 3 ay sonra öleceğini bildirdiğini aktarıyor. ‘’

 

‘’ Halihazırda bulunduğu yeri terk etme düşüncesinde olan genç kadın tam 3 ay sonra başka bir şehre tayin istemiştir. ’’Üç ay sonra öleceksin.’’ demek, rüyanın sembolik dilinde ‘’ Üç ay sonra önemli ruhsal dönüşümlerden geçeceksin, eskiyi geride bırakıp yeni bir yaşama adapte olmaya başlayacaksın.’’ şeklinde tercüme edilebilir. Bu rüyada da ölüm imgesi önemli ruhsal dönüşümlerin bir işaretçisidir. Yaşlı adam, rüya sahibinin kurtarıcı ve bilge iç sesi, yüksek bilincidir.

 

‘’Acil bir durum var. Bir yere yetişmem gerekiyor. Büyük bir manevi acı çektiğimi hatırlıyorum. Tanımadığım, yüz hatlarından oldukça güvenilir biri gibi görünen bir adam derhal imdadıma yetişiyor. Üzerinde oldukça sade ve temiz kıyafetler var. Oradan oraya koşuşturup, gereken ne varsa yaptığını hatırlıyorum. Rüyanın devamında bu kişinin Hz. Muhammet olduğunu, suçluluk hissetmeyeyim diye başka bir surete girdiğini fark ediyorum.’’

 

Rüya sahibi gerçekte önemli bir hastalıkla boğuşmakta, oldukça zahmetli bir tedavi sürecinden geçmektedir. Hz. Muhammet, bir kurtarıcı rolünde, yaşadığı çaresizlik karşısında teselli bulma arayışını temsilen rüyasına girmiş görünmektedir. Rüyadan sonraki yaşantısında hastalığının iyileşme sürecine girdiğini çok geçmeden de hastalığını bütünüyle atlattığını belirtmiştir.

 

Bu tür rüyalara benzer örnekler göstermek gayet mümkün… Hatta kendi çevremizden veya bizzat kendi rüyalarımızdan yola çıkacak olursak; yaşlı adam, doktor, ölmüş yakınlar, ak sakallı dede, büyücü, peygamber melek veya öğretmen gibi figürlerin birçok rüyamızda yer edindiğini rahatlıkla belirtebiliriz.

 

” Yüzüklerin Efendisi’nin Gandalf’ı yaşlı bilge adam arketipindedir.”

 

Jung, bunlara mana kişilikler adını veriyor ve rüyamızda belirmiş olmalarının sebebi olarak şu durumları işaret ediyor: 

 

  • Çaresizlik
  • Kararsızlık
  • Hastalık
  • Travmatik deneyimler
  • Ümitsizlik 

 

Bu tür durumlarda, yüksek bilinç temsilcilerinin (peygamber, melek, falcı, yaşlı adam, ak sakallı dede, ihtiyar-bilge kadın vb…) rüyamızı ziyaret etme olasılığı artıyor. İhtiyaç duyduğumuz kıymetli nasihatler, değerli bilgiler paylaşılıyor. Teröpatik rüya sahneleriyle düşü görmüş olanın iyileşmesi yönünde bir refleks gelişiyor.

 

 

Öncelikle, şu temel kaidede anlaşmamız gerekiyor. Rüyamızdaki her kişi kendimizden bir parçayı temsil etmektedir. Rüyadaki bilge adam ve kadınlar çoğu rüyada kendi yüksek bilincimizin kılık değiştirmiş hallerini yansıtıyor.

 

Yüksek bilincimiz daima en doğrunun bilgisine sahiptir, makuldür, sezgiseldir, erdemli ve sağduyuludur. Derinlerdeki gizli gücümüz, bilgeliğimiz ve erdemli yanımızdır.

 

Neden rüya gördüğümüz konusunda ortaya atılan çoğu teoride de rüyanın temel misyonunun ruhsal gelişimi sağlamak, birikmiş negatif duygusal enerjiyi cazip sahnelerle dağıtmak olduğunu görürüz.

 

Yazının başındaki örnek rüyalara geri dönecek olursak, mana kişiliklerin gelecekten haber verdiklerini iddia edebilir miyiz? Hayır diyor Jung ve ekliyor: 

 

’’ Geleceğimize işaret eden düşleri elbette ki görürüz. Bunlar bir kehaneti bildirmez çünkü halihazırda bildiğimiz / tahmin ettiğimiz şeyleri bildirirler. Rüyalar bu yönüyle, hastalık teşhisi veya meteoroloji tahminlerinden farklı değillerdir.”

 

Jung’un bu ifadesi yazının başındaki örnek rüyaların ardındaki sözde gizemi aydınlatabilir. Öyle ki, her iki vakada da düş sahipleri kendilerini ne tür bir sürecin beklediğini az çok tahmin edebilmekteydiler.