Rüyadaki yiyeceklerin yasak arzularla ilişkisi

 

Psikanalitik ekolde ağız organı alıcı doğasıyla ‘’vajen’’ bir temsil olarak addedilir. Yemekten alınan haz ile cinsellikten alınan haz simgesel açıdan özdeşleştirilir. Edilgen vaziyetteki yiyeceklerin saldırgan, dürtüsel ve iştahlı dişler tarafından öğütülüşü cinsellikteki rollerin bir benzetimi olarak simgelenir. İştah, arzu edilen birinin varlığı, lezzet ve haz gibi öğelerin bulunduğu düşlerde yiyeceklerin işaret ediyor olabileceği en muhtemel konu başlığı cinselliktir. İnsan teninin simgesel bir görünümünü sunan et, lezzetli bir görünüm ve tat ile birlikte cinselliğe işaret edebilirRüyada et yeme fiili, Freudyen görüşte içgüdülerin tatminini sağlayan deneyimler olarak sembolize edilir.

 

Cinsellik ve et arasındaki bu ilişkinin, insan bedenini bir et parçası olarak tasvir eden endüstriyel pornografide sayısız örneklerine rastlarız. Carol Adams’ın “The Pornography of Meat (Etin pronografisi) ” adlı kitabında özellikle de kadın bedeniyle et arasındaki sembolik bağlantıyı ortaya koyan çok sayıda göstergeye dikkat çekilir. Ete bir şey yapmak, sembolik olarak onu bir nesneden başka bir nesneye dönüştürmek gibidir. Birisi tarafından cinsel olarak sömürüldüğümüzde, “Bana et parçası mumalesi yapıyor” diyebiliyoruz. 

 

Bu iddia sadece psikanalitik görüşle sınırlı değil. Geçmişten bugüne ulaşan rüya ve sembol kaynaklarında lezzetli yemekler ve bilhassa da tatlı- sulu meyveler cinsellikle bağdaştırılıyor.

Bu konuda elimize ulaşan en eski kaynakların birinde (MS 200) Artemidoros’un eserinde (Oneirocritica) rüyada ham, tatlı veya olgun elma yemenin, cinsel doyuma işaret ettiği yorumuna denk geliyoruz.

Artemidoros aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit ile özdeşleştiriliyor elmaları.

 

Hieronymus Bosch’un ünlü, Saint John the Baptist in the Wildernness (1489-1500) adlı tablosunda dikenli, tuhaf bir meyve göze çarpar. Kutsalın, baştan çıkarıcı hazlarla olan imtihanını simgeleyen bu meyve Adem ve Havva ‘nın yasak meyvesinin bir tür uyarlaması gibidir.

 

 

Anadolu dahil birçok kültürde elma, vişne ve şeftali gibi tatlı- sulu meyveler tipik cinsel göstergeler. Sembolik lisanda; özellikle de argoda meyveler cinsel organları temsil etmek üzere sıklıkla kullanılıyor. Jonathon Green’in argo sözlüğünde [1] kiraz kaybetmek bekaretini kaybetmiş olmak anlamı ile yer ediniyor.

 

 

Arap rüya geleneğinde tavuk eti yemek açık tenli bir kadına duyulan şehvet olarak yorumlanıyor. Tavuk bu kurguda bir kadın olarak, beyaz eti de açık tenli bir kadın olarak formüle ediliyor.

 

Ortak lisanımız sembol dili günümüzde de, tarihteki örneklerinde olduğu gibi benzer anlamları karşılayabiliyor. Yasak arzular, beden ve hayvani güdüleri sembolize eden et, bir restoran zincirinin tanıtımında benzer göstergelerle  bağdaştırılıyor. Her başarılı tanıtımın altında güçlü bir sembolizma bilgisi yatıyor!

 

REFERANSLAR
1- https://broadly.vice.com/en_us/article/bmwwam/history-why-cherries-are-so-sexual